Unutulma Hakkı

Unutulma Hakkı makalemiz; Küresel Hukuk Dergisi´nin Ekim ayı sayısında yer almıştır. Av. Kevser Paslı´nın kaleme aldığı makale dergide “Bir Temel Hak Unutulma Hakkı” olarak yer almaktadır.

Unutulma hakkı, internet ortamında ilgili kişiye ait bir haberin, sesin, fotoğrafın veya bir görüntünün uzun süredir kolayca ulaşılabilir olduğu ve bu sebeple kişinin şeref ve itibarının zedelenmesi durumunda gündeme gelmektedir. Unutulma hakkı ile beraber, dijital hafızada yer alan ve ilgili bireylere ait rahatsız edici her türlü kişisel içeriğin, ilgili kişinin talebi üzerine ortadan kaldırılması/silinmesi mümkündür.
Bu hak ile birlikte, kişinin kendi kişisel verileri üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesi, geçmişten gelen rahatsız edici bilgilere takılmaksızın geleceğe yönelik plan yapabilmesi ve kişisel verilerin kendisi aleyhine kullanılmasının engellenmesi sağlanmaktadır.


UNUTULMA HAKKI NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Unutulma hakkının uluslararası tanınırlığa ulaşması; 2014 yılında Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) tarafından verilen Google İspanya kararı ile olmuştur.
Google İspanya kararının konusunu; borçları nedeniyle gayrimenkulleri haczedilen İspanyol bir avukatın, gayrimenkullerinin yirmi yıllık açık arttırma ilanlarının ilgili gazetenin web sitesine aktarılması üzerine yaptığı başvuru oluşturmaktadır. İsmi Google’da aratıldığında çıkan ilk sonuçlardan biri bu ilanlara ilişkin bağlantı olunca bu kişi, İspanyol hukukunda tanınmış olan unutulma hakkını ileri sürerek arama sonuçlarından bağlantının kaldırılmasını talep etmiştir.
ABAD, doğru olan bir bilgi hukuka uygun olarak yayımlanmış olsa bile (somut olayda gazete haberi olarak), zamanın geçmesiyle bu bilginin yayılmasının hukuka aykırılık oluşturabileceğine hükmetmiştir. Söz konusu karara istinaden arama motoru işletmecilerine, bu gibi bilgileri içeren web sitelerine ilişkin bağlantıları arama sonuçlarından kaldırma yükümlülüğü getirilmiştir.
ABAD’ın bu kararı üzerine Google, unutulma hakkına ilişkin başvurular için bir web formunu kullanıma açmış ve ilk günde 12,000 , bir ayın sonunda ise toplam 250,000 başvuru almıştır. Bugüne kadar kaldırılması talep edilen 2,4 milyon URL’nin %43’ü Google tarafından kabul edilmiş durumdadır.

Unutulma hakkı, Türkiye’de ilk olarak Yargıtay, sonrasında Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararlarla tanınmıştır. Anayasa Mahkemesi tarafından; Anayasa’nın 17’nci ve 20’nci maddelerine dayandırılarak geçmiş suçlara ilişkin eski internet haberlerine erişimin engellenmesi kararı ile tanınan unutulma hakkı, Yargıtay tarafından bir kişilik hakkı olarak özel hayatın gizliliğine dayandırılmış, bir ceza davasındaki mağdurun isminin bilimsel bir kitapta yayımlanmaması kararı ile tanınmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 17.6.2015 tarihli kararında “unutulma hakkı” terimini kullanarak, Avrupa Adalet Divanı’nın kararına doğrudan atıfta bulunmuş ve unutulma hakkını “üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı” olarak tanımlamıştır. Kararda, geçmişte bir suçtan hüküm giymiş davacının isminin rumuzlanmadan bir ceza hukuku pratik kitabında yer almasının unutulma hakkını ve bunun neticesinde özel hayatının gizliliğini ihlal ettiğine hükmedilmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin 2014/18260 başvuru numaralı, 4.10.2017 tarihli kararında; İnternet haber arşivlerinde kişiye ait erişilebilir durumda olan içeriklerin yayından kaldırılması yönündeki talebin reddedilmesi nedeniyle, şeref ve itibarının korunması hakkının ihlal edildiğine ilişkin başvuru yapılmıştır. Başvuruya karşılık, Anayasa Mahkemesi; internetin etkin olarak kullanılmasıyla beraber ifade ve basın özgürlükleri ile şeref ve itibarın korunması arasındaki dengenin ilki lehine bozulduğunu, bu dengenin tekrar kurulabilmesinin şeref ve itibar yönünden bireylerin unutulma hakkının kabul edilmesi ile mümkün olabileceğini belirtmiştir.
Unutulma hakkının ayrıca; Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 23 Haziran 2020 tarihli kararında, arama motorlarının, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 3. maddesinde yer verilen tanımı çerçevesinde “veri sorumlusu” olarak kabul edildiğini ve arama motorları tarafından gerçekleştirilen faaliyetlerin “kişisel veri işleme” faaliyeti olarak değerlendirildiğini açıkladı. Yapılan bu açıklamaya göre, bazı vatandaşlar, Kurul’a başvurarak, çeşitli internet mecralarında hukuka uygun bir şekilde yayılmış haberlerde geçen isim ve soy isimlerinin ya da haberlerin, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümleri kapsamında silinmesini talep etmesiyle başladı. “Unutulma Hakkı” kapsamında değerlendirilmesi talep edilen başvuruları ele alan Kurul’un kararı; internet sitesinden duyuruldu. Karara göre, arama sonuçlarının indeksten çıkarılmasına yönelik taleplerle ilgili öncelikle arama motorlarına başvuruda bulunulacak. Veri sorumlusu arama motorlarının bu talepleri reddetmeleri veya başvuru sahibine cevap vermemeleri halinde ilgili kişilerce Kurul’a şikâyette bulunabilecek. Kişiler, Kurul’a başvuruda bulunurken aynı zamanda doğrudan yargı yoluna da gidebilecek.

UNUTULMA HAKKININ KAPSAMI VE UYGULANMASI:

Bazı kişisel verilerin veri sahibinin rızası dışında yayılması ile kişinin temel hak ve özgürlükleri arasında yer alan; insanca yaşama hakkı, kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkı ve bunun gibi sahip olduğu insan hakları doğrudan etkilenmektedir.
Yabancı hukuk kaynaklarında “The right to oblivion” ya da “The right to be forgotten” olarak bilinen unutulma hakkı; en temel anlamıyla kişinin internet mecralarında yaptığı arama sonuçlarında kendi adıyla ilgili çıkan haber, fotoğraf, bilgi, video veya belge gibi verilerin artık internet arama sonuçlarında olmasını istememe hakkı olarak belirtilebilir.
Avrupa Adalet Divanı’nın kararına uyan Google ve Bing hazırladıkları özel başvuru formları ile internet sayfaları üzerinden bireylerin unutulma hakkı çerçevesindeki taleplerini almaktadır. İnternet şirketlerinin hukuki uyuşmazlıkları yerel çerçeveler dâhilinde çözümleme eğilimleri unutulma hakkının uygulanmasında da devam etmektedir. Zira haklı bulunan unutulma hakkı taleplerine ilişkin linkler yalnızca kararın hukuki bağlayıcı nitelikte olduğu ülkelerdeki arama sonuçlarından çıkarılmaktadır. Bugüne kadar kaldırılması talep edilen yaklaşık 4 milyon URL’nin ise %46’sı Google tarafından kabul edilmiş durumdadır.
ABAD’ın kararı Avrupa Birliği’ne üye olan ülkelerin hukuk sitemlerine doğrudan etki etmektedir dolayısıyla Türk hukukuna dayanarak Türkiye’den bu yönde doğrudan bir başvuru henüz yapılamamaktadır. Ancak kişinin Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde doğmuş olması halinde Türkiye’den başvuru yapabilmesi mümkündür. Ayrıca belirtmek gerekir ki yapılan başvurunun Google tarafından kabul edilmesi halinde bu karar ile sadece Avrupa Birliği nezdindeki ülkelerin Google arama motorlarında çıkan sonuçlara etki edecektir.
Türkiye’den doğrudan başvuru yapılamıyor olması sebebiyle kişilerin mağduriyetlerin giderilmesi noktasında yeni bir adım atılmış ve “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile internet kullanıcılarının kişisel başvurularında yaşanan zorlukların aşılması için sosyal ağ sağlayıcılarıyla muhataplık ilişkisi kurulması ve yaşanılan mağduriyetlerin hızlı bir çözüme kavuşması amaçlanmaktadır. Bu sebeple KVKK tarafından alınan kararda yer alan usul ve esasların arama motoru işleticisi şirketlere bildirilmesine ve ilgili kişilerce internet siteleri üzerinden unutulma hakkının uygulanabilmesini teminen iletişim kanallarının ülkemiz vatandaşları tarafından da kullanılabilmesine yönelik gerekli aksiyonların alınmasının sağlanmasına karar verilmiştir.

Unutulma hakkının istisnaları da mevcuttur. Özel hükümlere aykırı olmamak koşuluyla; tarihsel, istatistiksel veya bilimsel amaçlarla kişisel verilerin işlenmesine devam edilebilir, unutulma hakkı kapsamı dışında değerlendirilebilir. Ayrıca, edebi veya sanatsal ifade veya gazetecilik amaçları ile işlenen kişisel veriler unutulma hakkının istisnasını teşkil edebilir.

HANGİ ŞARTLARDA UNUTULMA HAKKINDAN FAYDALANILABİLİR?


Bir kişinin, şahsına ilişkin kişisel verileriyle ilgili unutulma hakkına başvurması için öncelikli olarak bazı şartların gerçekleşmesi gerekir. Kişisel veri sahibinin, söz konusu verilerin saklanmasına rızasının olmadığı durumlarda kişinin unutulma hakkını talep etmekte hukuki yararı olduğu kabul edilmektedir. İstisnai durumlar dışında kişinin sildirmek istediği veriler aşağıdaki şartlardan birini ya da birden fazlasını taşıyorsa arama sonuçlarında çıkan verilerin silinmesi gerekmektedir. Başvuru sonrası veriler değerlendirilir ve uygun görülenler kaldırılır.
A. Kişisel veriler rızaya dayalı olarak yahut bir zorunluluk gereği paylaşılmasına rağmen hukuka ve dürüstlük kuralına uygun bir biçimde işlenmemiş,
B. Kişisel veriler belirli, açık, ölçülü ve meşru amaçlarla toplanmamış,
C. Kişisel veriler meşru amaçlarla toplanmasına rağmen bu amaçlarla bağdaşmayacak şekilde işlenmiş ve kullanılmış,
D. İşleme faaliyeti yeterli, ilgili ve amaca uygun nitelikte olmayan,
E. Kişisel veriler doğru ve güncel olarak tutulmayan,
F. Kişisel verilerin toplanma veya işlenme amacı için gerekli olan sürenin aşılmış olması gerekmektedir.