Nişan, Evlilik, Tazminat ve Boşanma Süreleri

En çok konuşulan konulardan olan Nişan, Evlilik, Tazminat, Boşanma Süreleri ve Boşanma Nedenleri gibi konular vardır. Toplumsallaşmanın temelini tutan yapı olan aile, Arapça kökenli bir kelime olmakla birlikte sözlük anlamıyla “aralarında evlilik ve kan bağı bulunan, koca, karı, çocuklar, kardeşler vb.nin oluşturduğu, toplum içindeki en küçük bütün.” Olarak ifadelendirilmektedir.

Aile, Latince´de ise familia olarak nitelik kazanmakta farklı olarak da sadece insanlar için değil tüm canlıları daha doğrusu yaradılışında çift olarak varlığını koruyan canlıların tümünü belirtmekte kullanılmaktadır.

AİLE VE TOPLUM İLİŞKİSİ NASIL YASALLAŞMIŞTIR ?

Her ne kadar kanunların ve yasaların oluşma evrelerinde toplumsal dayanakların, kaynak olarak bulunduğunu görülse de toplumu nitelendiren aile yapısı, kanun koyucunun öngördüğü bir yapıya sahip olmayabilir.

Anadolu coğrafyasında ismiyle nitelendirildiği gibi aile ve toplum yapısının temelinde anne ve kadın figürünün yer aldığı net bir gözlemle öne sürülebilirken, Osmanlı İmparatorluğu´nun Mecelle ve öncesinde Şer`i Mahkeme yapısında toplum birlikteliğinde yer alan ailenin, aile sözleşmesinin, ortadan kalkması için kadının kısmen de olsa söz sahibi olmadığı görülmektedir.

MEDENİ KANUN NELERİ GETİRMİŞTİR?

Cumhuriyet´in ilanından kısa bir süre sonra düzenlenen ve kabulü olan Türk Medeni Kanunu´yla toplumsal kaynakların resmi bir dayanak haline getirildiğini görmekteyiz. Türk Medeni Kanunu, dönem dönem değişikliklerle günümüzde daha asri bir işlev taşıyarak toplumsallaşma süreçlerinde nişanlanma ve evlilik durumlarını çeşitli hükümlerle güvence altına almıştır.

NİŞAN VEYA NİKAHIN BOZULMASI DURUMUNDA BİREYLERİN HAKLARI NELERDİR?

Nişanlanma akdinin korunması adına Türk Medeni Kanunu´nun 118. ve 123. Maddelerince düzenlenmiş, çiftlerin haklarını muhafaza etme adına kolaylık sağlamıştır. 

Türk Medeni Kanunu Madde 120’ye göre: “Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.” Yüzük de bu hediyelerin içine dahildir ve geri verilmesi gerekir.

Nişanın bozulması durumunda maddi ve manevi tazminat istenmesi de Medeni Kanun’da düzenlenmiştir.

KANUNDA TAZMİNAT NASIL DÜZENLENMİŞTİR?

Madde 120’ye göre, maddi tazminat istemi şu şekilde düzenlenmiştir: “Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddî fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır.” 

Maddeden de anlaşılacağı üzere, maddi tazminat talebi yalnızca nişanlılığın nişanlılardan biri tarafından haksız olarak bozulması durumunda oluşur.

Maddeden de anlaşılacağı üzere, maddi tazminat talebi yalnızca nişanlılığın nişanlılardan biri tarafından haksız olarak bozulması durumunda oluşur.

KANUNDA MANEVİ TAZMİNAT

Manevi tazminat istemi ise Madde 121’de şu şekilde düzenlenmiştir: “Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.” 

Maddede de belirtildiği gibi manevi tazminat sadece nişanın bozma sebebiyle sona ermesi halinde ve kişilik hakları zarara uğrayan kişi tarafından istenebilir. Ölüm, gaiplik ve yahut anlaşma manevi tazminat için bir sebep oluşturmaz.

TAZMİNAT DAVALARINDA ZAMANAŞIMI VAR MIDIR?

Boşanma nedenleri ve boşanma sürelerinin dışında en çok merak edilen konur. Maddi ve Manevi tazminat davalarıdır. Maddi ve manevi tazminat davaları birlikte açılabileceği gibi, ayrı ayrı da açılabilmektedir. Nişanlanın sona ermesine ilişkin dava haklarının teminine ilişkin zamanaşımı süreci de göz önüne alınmalıdır.

Kanun Koyucu bu anlamda TMK´ın 123. Maddesinde zamanaşımını” Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” İfadeleriyle 1 yıl olarak belirtmiştir.

BOŞANMA HAKKI NEDİR?

Nişanlanma hususunda olduğu gibi evliliğin sonlandırılması da Türk Medeni Kanunu´nun asri yapısında bireylere çeşitli hakların tanınması ve çeşitli hakların da korunması adına yer almaktadır. Boşanma davaları, nafaka ve velayet gibi birçok husus, kanunlar nezdinde toplum yapısını da korumak adına düzenlenmiştir.

Boşanma davaları, Türk Medeni Kanunu’na göre Anlaşmalı boşanma ve Çekişmeli boşanma olacak şekilde ikiye ayrılır. Anlaşmalı boşanma, tarafların boşanma hususunda mutabakata vardıkları, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu konusunda anlaştıkları boşanma türüdür.

Türk Medeni Kanunu Madde 166/III’de düzenlenmiştir. Anlaşmalı boşanmada hakim tarafların boşanma hususunda anlaşmış olmalarını boşanmaya yeterli bir sebep olarak görür. Ancak anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için belirli şartlar vardır:

Anlaşmalı boşanma, tarafların boşanma hususunda mutabakata vardıkları, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu konusunda anlaştıkları boşanma türüdür. Türk Medeni Kanunu Madde 166/III’de düzenlenmiştir. Anlaşmalı boşanmada hakim tarafların boşanma hususunda anlaşmış olmalarını boşanmaya yeterli bir sebep olarak görür. Ancak anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için belirli şartlar vardır:

  1. Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır.
  2. Boşanmak için eşler ya birlikte mahkemeye başvurmalı ya da bir eş, diğerinin açtığı boşanma davasını kabul etmelidir.
  3. Hakim duruşmada tarafları bizzat dinlemelidir.
  4. Tarafların yapmış oldukları anlaşma hakim tarafından uygun bulunmuş olmalıdır.

Bu şartlar sağlandığında hakim boşanmaya karar verir.

  Boşanma nedenleri ve boşanma süreleri merak edilmektedir. Çekişmeli boşanma ise anlaşmalı boşanmanın aksine tarafların nafaka, velayet, tazminat gibi konularda uzlaşmaya varamamaları sonucu ortaya çıkar.

Anlaşmalı boşanma tek celsede sona ererken çekişmeli boşanma davalarında kesin bir süre belirlemek mümkün olmaz zira dava sürecini etkileyen birçok değişken vardır. Yasal süre davanın niteliğine göre uzar veya kısalır. Çekişmeli boşanma davalarında taraflar iddialarını ispat etmek durumundadırlar.

VELAYET NEDİR?

Boşanma davalarının görülmesi durumunda ortaya çıkan unsurlardan olan Velayet davalarına ilişkin; Velayet ana ve babanın çocuk üzerinde sahip olduğu bir takım hakları kapsamaktadır.

Velayet konusu boşanan çiftlerin en çok anlaşmazlığa düştükleri konulardan birisidir ve Türk Medeni Kanunu Madde 182’de hakime bu konuda geniş takdir hakkı verilmiştir. Boşanma davası çekişmeli bir davaysa çocuğun velayetinin kimde olacağına hakim kendi iradesiyle karar verecektir.

VELAYET KONUSUNDA NEYE DİKKAT EDİLİR?

Hakim velayetin kime verileceğini belirlerken çocuğun menfaatini gözetecektir ve çocuk için en iyi ortamı oluşturabilecek kişiyi tercih edecektir.

   Elbette ki hakimin kararını etkileyecek bir çok değişken vardır. Bunlardan belki de en önemlisi küçüğün yaşıdır. Hakim çocuğun anne ilgi ve şefkatine muhtaç olacak yaşta olup olmadığına bakarak kararını verecektir.

Velayetin verilmesinde asıl amaç çocuğun en iyi şekilde yetişmesini sağlamak olduğu için hakim, çocuğun daha iyi koşullarda yetişeceği kanaatinde ise velayeti boşanmada daha kusurlu olan tarafa da verebilir. Önemli olan nokta velayeti kazanmak isteyen tarafın hakimin gözünde iyi bir izlenim bırakmasıdır.

   Velayete sahip anne veya babanın başka birisiyle evlenmesi velayetin ondan alınması için yeterli bir sebep değildir. Ancak bu durum çocuğun menfaatinin zedelenmesine ve yahut çocuğun ruhsal ve fiziksel gelişimini olumsuz yönde etkiliyorsa velayetin değiştirilmesi mümkün hale gelir.

   Türk Medeni Kanunu Madde 183’e göre velayete ilişkin karar kalıcı olmayıp ileride değişen şartlar göz önünde bulundurularak yeniden dava açılabilir.

Toplumsal psikoloji anlamında büyük yıkımların yaşanmaması için Aile Mahkemeleri velayet davalarına önem arz etmiş, bu anlamda ebeveynlerin boşanması halinde çocuğun en iyi koşullarda gelişim çağını tamamlaması karar merci açısından dikkate alınan en büyük unsur olmuştur.

BOŞANMA DAVALARININ SEBEPLERİ NELERDİR?

Ülkemizde evliliğin sonlandırılma sebeplerine bakıldığında ise ilk sırada geçimsizliğin neden olduğu boşanma durumları göze çarpmaktadır. Tüik verilerine göre boşanma nedenleri ve boşanma süreleri aşağıda belirtildiği gibidir.

Boşanma NedenleriYılDava Sayısı
Evliliğin bitiş nedeni :Akıl Hastalığı201846
Evliliğin bitiş nedeni :Bilinmeyen20181852
Evliliğin bitiş nedeni :Cana Kast Ve Pek Fena Muamele201840
Evliliğin bitiş nedeni :Cürüm Ve Haysiyetsizlik201845
Evliliğin bitiş nedeni :Diğer2018725
Evliliğin bitiş nedeni :Geçimsizlik2018139481
Evliliğin bitiş nedeni :Terk2018161
Evliliğin bitiş nedeni :Zina 201898
Boşanma SüreleriYılDava Sayısı
Dava süresi (Ay):13-18201810232
Dava süresi (Ay):19-2420185993
Dava süresi (Ay):2 Aydan Az201849647
Dava süresi (Ay):2-4201836751
Dava süresi (Ay):25-3520185314
Dava süresi (Ay):36+20185252
Dava süresi (Ay):5-8201817606
Dava süresi (Ay):9-12201810661
Dava süresi (Ay):Bilinmeyen2018992
2 ay ve 2 aydan az süren dava süreleri ön plana çıkmaktadır. İstatisliksel veriler doğrultusunda son yıllarda çekişmeli boşanma davalarının arttığı görülmektedir.

İstatiksel veriler doğrultusunda ülkemizde giderek artan boşanma davaları, hukuki anlamda birçok sorumluluğu doğurmaktadır. Bu sorumluluklar karşısında özellikle gelişme çağındaki çocukların ebeveynlerinin durumundan olumsuz etkilenmesi toplumsal bir problem oluşturmaktadır.

Boşanma davaları neticesinde doğan vekalet davalarında da bu durumlar gündem edilmekte fakat genel anlamda bireylere daha fazla sorumluluk düşmektedir.

Muhammed Deniz